Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

SULTAN I.AHMED

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Birinci Ahmed 18 Nisan 1590 günü Manisa'da doğdu. Babası
Sultan Üçüncü Mehmed, annesi Handan Sultan'dır. Çok mükemmel bir
tahsil gördü. Arapça ve Farsça'yı mükemmel derecede konuşurdu. Ok
atmak, kılıç kullanmak, ata binmek gibi savaş ve askerlik alanlarında
çok usta olan Sultan Birinci Ahmed, ava ve cirit oyununa çok
düşkündü. Çok sade giyinirdi. Babası Sultan Üçüncü Mehmed'in vefatı
üzerine 21 Aralık 1603'te Eyüb Sultan'da kılıç kuşanarak tahta geçti.
Sultan Birinci Ahmed, Kanuni Sultan Süleyman'dan sonraki padişahlar
içinde devlet işleriyle yoğun şekilde uğraşan ilk padişahtı. Çocuk
denecek yaşlarda bile mükemmel kararlar alırdı. Daima ilim ve irfan
sahibi büyük kişilerle birlikte olur ve onlara akıl danışırdı.

Sultan Birinci Ahmed'in hayatında 14 sayısının önemli bir yeri vardır.
Çünkü, on dört yaşında padişah olmuş, on dört yıl saltanat sürmüş ve
Osmanlı padişahlarının on dördüncüsüdür. Dinine çok bağlı olan
Sultan Birinci Ahmed'in Hz.Muhammed'e (S.A.V) olan bağlılığı o kadar
ilerledi ki, onun ayak izlerinin resmi içine bir şiir yazmış ve  o şiiri
kavuğunda ölünceye kadar taşımıştır. O şiir şudur:

"N'ola tacım gibi başımda götürsem daim
Kadem-i resmini ol Hazreti Şahı Rusülün
Gül-i Gülzarı Nübüvvet, o kadem sahibidir
Ahmeda durma yüzün sür kademine ol gülün"

Sultan Birinci Ahmed yakalandığı tifüs hastalığından kurtulamayarak
21 Kasım'ı 22 Kasım'a bağlayan gece 1617 yılında 28 yaşında vefat
etti.


 
İRAN İLİŞKİLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Birinci Ahmed tahta geçtiği sırada, Osmanlı İmparatorluğu
batıda Avusturya, doğuda İran ile savaş halindeydi. Osmanlı ordusu
Sinan Paşa komutasında Nahcivan üzerinden Revan'a yürüdü.
İranlılar Osmanlı ordusunun geçeceği güzergahtaki gıda maddelerini
yok ediyorlardı. Yeniçeriler de Van'a dönülmesini istiyorlardı.
Osmanlı ordusu kışı Van'da geçirdi.

Tebriz'i geri almak için yapılan savaşta Osmanlı ordusu, Şah Abbas'ın
ordularını Selmas yörelerinde yendi. Ancak, Erzurum Beylerbeyi Sefer
Paşa'nın çekilen düşman kuvvetlerini izleyip asıl ordudan ayrılmasını
fırsat bilen Şah Abbas, ordu merkezine ani bir saldırıda bulundu.
Yenilgiye uğrayan Sinan Paşa önce Van'a, daha sonra da Diyarbakır'a
çekildi. Şah Abbas Şirvan, Şemahi ve Gence'yi kolaylıkla ele geçirdi.
Osmanlı İmparatorluğu Avrupa'da devam eden Avusturya Savaşı ve iç
isyanlarla uğraştığı için İran cephesinde başarılı olamıyordu.
Sadrazam Nasuh Paşa, Şah Abbas'ın barış önerisini kabul etti.

1612 yılında yapılan Nasuh Paşa antlaşmasıyla dokuz yıl süren
Osmanlı İran Savaşı sona erdi. Yapılan antlaşmayla, İran Osmanlı
Devlet'ine iki yüz deve yükü ipek vermeyi kabul etti. 1615 yılına
kadar süren barış dönemi Şah Abbas'ın antlaşmayı bozması üzerine
sona erdi. Yapılan savaşlarda Osmanlılar çok kayıp verdi. Sultan
İkinci Osman (Genç Osman) döneminde, Nasuhpaşa antlaşması temel
alınarak yapılan Serav antlaşması ile barış tekrar sağlanacaktır (26
Eylül 1618).
 
 
CELALİ İSYANLARI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Yavuz Sultan Selim döneminde binlerce taraftarı ile ayaklanan
Yozgatlı Celal, Osmanlı Devleti için büyük problem olmuştu. Bu
isyanlar bastırıldı ise de Anadolu'da meydana gelen iç isyanlar ve
karışıklıklara yine Celali İsyanları denildi. Sultan Birinci Ahmed
döneminde Celali İsyanları tekrar patlak verdi.

Bunların en önemlileri;
- Tavil Ahmed
- Canbolatoğlu
- Kalenderoğlu
- Deli Hasan ayaklanmalarıdır.

Bu sırada Sadrazam olan Kuyucu Murad Paşa son derece sert bir
askerdi. Acıma nedir bilmezdi. Bunları bastırmak için çok şiddet
gösteriyor, hatta şuçlu ile suçsuz ayırımı yapmadan "ibret osun" diye
masumları da öldürtüyordu. 

Öldürttüklerini açtığı kuyulara attırmak gibi bir alışkanlığı
olduğundan kendisine "Kuyucu" lakabı takıldığı söylenir. Kuyucu
Murad Paşa'nın ısrarlı ve sert politikaları sonunda Celali İsyanları zor
da olsa bastırıldı.
 
 
ZİTVATOROK ANTLAŞMASI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Birinci Ahmed tahta geçtiği sırada Avusturya Savaşı devam ediyordu. Osmanlı kuvvetleri Belgrad'dan Budin'e doğru ilerlemekteydi. Peşte (25 Eylül 1604) ve Hatvan kaleleri savaş yapılmadan kolaylıkla ele geçirildi. Osmanlı ordusu ilerleyerek Budin'in kuzeyinde bulunan Vaç kalesini ele geçirdi (16 Ekim 1604). Osmanlı Ordusu, Sultan Birinci Ahmed'in buyruğu üzerine Belgrad üzerinden Budin'e yürünü. 29 Ağustos 1605'de Estergon kalesi kuşatıldı ve Ciğerdelen kalesi fethedildi. 8 Eylül'de Vişigrad, 19 Eylül'de Saint Thomas (Tepedelen) kaleleri fethedildi. 3 Ekim 1605'de ise Estergon kalesi teslim alındı.

Osmanlılar da, Avusturyalılar da ard arda yapılan bunca savaştan dolayı sosyal ve ekonomik yönden çok yıpranmışlardı. Daha önce yapılan barış görüşmelerinden bir sonuç çıkmamıştı. Ancak 11 Kasım 1606'da Estergon-Komorin arasında, Zitva suyunun Tuna Irmağına döküldüğü yerde imzalanan Zitvatoruk antlaşmasıyla barış sağlandı.

Antlaşmaya göre Eğri, Estergon, Kanije kaleleri Osmanlılarda , Rop ve Koman kaleleri Avusturyalılarda kalacaktı. Avusturya bir kereye mahsus olmak üzere 70.000 altın savaş tazminatı ödeyecekti. Osmanlı padişahı Avusturya İmparatoruna Roma İmparatoru (Cesar) ünvanıyla hitap edecek, her üç yılda bir karşılıklı armağanlar gönderilecekti. Avusturya'nın Macaristan için ödemekte olduğu yıllık 30.000 altın vergi kaldırılacaktı.   

Zitvatoruk Antlaşması Osmanlıların lehine gibi görünse de Osmanlı Devleti artık eski gücünde değildi. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısındaki kat'î üstünlüğü sona ermiş, siyasi dengeler Osmanlı aleyhine bozulmaya başlamıştır.
 
 


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 70430 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=