Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

SULTAN II.MAHMUD

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Mahmud, 20 Temmuz 1785 tarihinde İstanbul'da doğdu.
Babası Sultan Birinci Abdülhamid, annesi Nakşidil Valide Sultan'dır.
Orta boylu, geniş omuzlu, beyaz sakallı, zarif ve sevimli yüzlüydü.
Diğer Osmanlı padişahları gibi kuvvetli bir tahsil gördü. Öğrenimi ile
Sultan Üçüncü Selim padişahlığı sırasında bizzat meşgul olmuştu.

Cesur, temkinli, sabırlı ve azimli bir kişiliğe sahip olan Sultan İkinci
Mahmud, Alemdar Mustafa Olayı sonrasında, 28 Temmuz 1808
tarihinde tahta çıktığında 23 yaşındaydı. Zeki ve bilgili bir insan olan
Sultan İkinci Mahmud, Avrupa'daki yenileşme hareketlerini
benimsemişti. Adalet işlerine gereken önemi verdi, yeni kanun ve
tüzükler hazırlattı ve bu sebeple kendisine "Adli" sanı verildi.

Şiiri, edebiyatı ve bilimi seven, halk arasında dolaşmayı ve onların
dertlerini dinlemeyi gerekli gören Sultan İkinci Mahmud, Osmanlı
İmparatorluğu'nu gerek sosyal bakımdan, gerekse uygarlık açısından
ileri bir ülke yapmaya çalıştı. Sultan İkinci Mahmud yakalandığı
verem hastalığından kurtulamayarak, 1 Temmuz 1839 günü dinlenmek
için gittiği kardeşi Esma Sultan'ın Çamlıca'daki köşkünde, 54 yaşında
vefat etti. Büyük bir cenaze töreni ile halkın gözyaşları arasında
Divan Yolu'ndaki türbesine defnedildi.
 
 
OSMANLI - RUS İLİŞKİLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Mahmud tahta geçtiği zaman Osmanlılar Ruslarla savaş
halindeydi. İngiltere ile 1809'da yapılan antlaşma sonucu Ruslarla
savaşa devam kararı alındı. Rusların Fransa ile olan sorunları,
Osmanlı Devleti ordularının yıllarca süren savaştan yorgun düşmesi
yüzünden iki devlet de barış imzalamaya mecbur kaldılar.

28 Eylül 1812 tarihinde imzalanan Bükreş Antlaşması ile Rusya, Eflak
ve Boğdan'dan çekilecek, Baserabya bölgesi ise Ruslara bırakılacaktı.
Osmanlılar Bosna ve Eflak'dan iki yıl vergi almayacak, Sırplar kendi
içlerinde serbest kalacaktı. Tuna nehrinde hem Osmanlı, hem de Rus
gemileri serbestçe dolaşabilecekti. Prut ve Tuna nehirlerinin sol
sahilleri iki ülke arasında sınır kabul edilecekti.
 
 
SIRP İSYANI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Fatih zamanında fethedilen Sırbistan, Osmanlının adaletli ve
hoşgörülü yönetiminden çok memnundu. Ancak Rusya ve
Avusturya'nın kışkırtmaları, 17.yy'da Osmanlı yönetimindeki otorite
zayıflığı, yeniçerilerin halka iyi davranmaması ve Fransız İhtilalinden
sonra ortaya çıkan milliyetçilik akımları sonucu Sırp isyanı çıktı. 1804
yılında Kara Yorgi'nin başlattığı Sırp isyanını Rusya desteklemişti.
Osmanlı Devleti Rus savaşı ile meşgul olduğu için, Sırp isyanı
1812'den sonra ancak bastırılabildi. Osmanlı ve Rusya arasında
imzalanan Bükreş antlaşması ile Sırplara bazı imtiyazlar verildi.

Sırbistan'daki ikinci isyanı Miloş Obronoviç çıkardı. Osmanlı Devleti
Miloş'u Sırp Prensi olarak kabul etti. 1828-29 yılları arasında yapılan
Edirne antlaşması ile Sırbistan yarı bağımsız hale geldi.
 
 
NAVARİN OLAYI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Çok uluslu bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğu'nda, Yunanlılar da
Fransız İhtilali'nin etkisi altında kalmışlardı. Rusya ve Avrupa
devletlerinin kışkırtmaları ile birlikte, Etnik-i Eterya Cemiyeti'nin
çalışmaları sonucu Yunanlılar Osmanlı Devleti'ne karşı harekete
geçtiler. Etniki Eterya cemiyetinin amacı Bizans İmparatorluğu'nu
yeniden kurmaktı. Rus Çarının yaveri Alexander İpsilanti'nin kurduğu
bu cemiyet Yanya Valisi Tepedelenli Ali Paşa'nın varlığından dolayı
rahat hareket edemiyorlardı. Tepedelenli Ali Paşa'nın Osmanlı
yönetimine karşı isyan etmesini fırsat bilen Yunanlılar ayaklandılar.
Eflak'da başlayan bu ayaklanma kısa bir sürede bastırıldı.

İkinci isyan Mora'da çıktı. Kısa sürede genişleyen bu isyanı bastırması
için, başarılı olduğu takdirde Mora ve Girit valilikleri vaad edilen
Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa görevlendirildi. Kavalalı
Mehmed Ali Paşa, oğlu İbrahim Paşa komutasındaki kuvvetli bir ordu
ve donanmayı Mora'ya gönderdi ve isyanın bastırılmasını sağladı.
Yunan İsyanın bastırılması Avrupa'da büyük üzüntü yarattı.

Ayrıca Mora ve Girit'in Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın eline geçmesi
İngitere'nin işine gelmemişti. Zayıf bir Yunan Devleti'nin kurulması
İngiltere ve Rusya'nın çıkarlarına daha uygundu.

İngiltere, Rusya ve Fransa aralarında bir antlaşma yaparak
Yunanistan'a bağımsızlık verilmesini istediler. Sultan İkinci
Mahmud'un bu isteği reddetmesi üzerine Mora'nın Navarin Limanında
demirlemiş olan Osmanlı donanması yakıldı.
 
 
EDİRNE ANTLAŞMASI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Rusya, Sultan İkinci Mahmud'un Navarin'de Osmanlı donanmasının
yakılması ile sonuçlanan olaylardan dolayı savaş tazminatı istemesi
üzerine, Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtı.

Sultan İkinci Mahmud bu arada Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmış, yerine
Asakir-i Mansure-i Muhammediye isimli yeni bir askeri teşkilat
kurmuştu. Teşkilatlanmasını henüz tamamlayamamış olan bu ordu Rus
kuvvetleri karşısında önemli bir varlık gösteremedi. Eflak ve Boğdan'ı
işgal eden Ruslar, Tuna'ya kadar indiler. Balkanları aşan Rusya,
batıda Edirne, doğuda ise Erzurum'a kadar ilerledi. Bu gelişmeler
üzerine Osmanlı Devleti barış istedi. Ruslarla yapılan Edirne
Antlaşması sonunda, Yunanistan'a bağımsızlık verildi. Eflak, Boğdan
ve Sırbistan'a imtiyazlar tanındı. Ruslar işgal ettikleri yerleri geri
verdiler. Rus ticaret gemilerine boğazlarda geçiş hakkı tanındı.
Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş tazminatı ödemeyi kabul etti.
 
 
KAVALALI İSYANI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Kavalalı Mehmed Ali Paşa Napolyon tarafından işgal edilen Mısır'ı
kurtarmak için Mısır giden gönüllülerdendi. Okur yazar değil fakat
zeki bir kimseydi. Askeri yeteneklere de sahip olan Kavalalı Mehmed
Ali Paşa Kahire'de başı bozuk askerin belli bir disiplin altına
alınmasını sağlamış, gösterdiği başarılardan sonra Mısır'a vali
olmuştu (1804).

Kavalalı Mehmed Ali Paşa valililiği sırasında önemli hizmetleri
bulunan değerli bir devlet adamıydı. Kölemen beylerini ortadan
kaldırmıştı. Fransızların desteğiyle kuvvetli bir ordu ve donanma
kurmuş, sulama kanalları açarak tarıma önem vermiş ve Mısır'ın
kalkınmasını sağlamıştı.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Mora isyanı sırasında Mora ve Girit
valiliklerinin kendisine verilmesi şartıyla Sultan İkinci Mahmud'a
yardım etmişti. Mora isyanını bastıran Kavalalı Mehmed Ali Paşa,
Osmanlı Rus savaşlarında Osmanlı Devleti'nin yardım istemesine
rağmen kuvvet göndermedi. Mora valiliği yerine Suriye valiliğini
isteyen Kavalalı Mehmed Ali Paşa, bu isteğinin reddedilmesi üzerine
Suriye'yi işgal etti. Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın oğlu olan İbrahim
Paşa, isyan sırasında Suriye'yi aldı. Torosları geçen İbrahim Paşa
Adana ve Konya'da Osmanlı kuvvetlerini yenilgiye uğrattı.

Bu başarılardan sonra Mehmet Ali Paşa kuvvetlerini İstanbul'a kadar
durdurabilecek herhangi bir güç kalmamıştı. Sultan İkinci Mahmud
Ruslardan yardım istedi. Rus donanmasının İstanbul'a gelmesinden
tedirgin olan İngilizler ve Fransızlar, Mısır ile Osmanlı Devleti
arasında bir barış antlaşması imzalanmasını sağladılar. Osmanlı
Devleti ile Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa arasında imzalanan
Kütahya antlaşmasına göre, Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya Mora ve
Girit valiliklerinin yanı sıra Suriye valiliği, Oğlu İbrahim Paşa'ya da
Cidde valiliğine olarak Adana Valiliği de verildi.

Mısır'da güçlü bir yönetimin bulunması İngilizlerin işine gelmemişti.
Çünkü Mehmet Ali Paşa İngilizlerin bu bölgede ticaret yapmalarını
engelliyordu. Bu sorunun o bölgede tekrar Osmanlı Devleti'nin hakim
olmasıyla çözüleceğine inanan İngiltere, Sultan İkinci Mahmud'u
Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya karşı kışkırttı. Nizip'te Osmanlı ordusu
ile yapılan savaşta Osmanlı ordusu bir kez daha yenildi. Kaptan-ı
Derya Ahmet Paşa Osmanlı donanmasını Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya
teslim etti (1839). Artık Osmanlı Devleti'nin, kendi valisine karşı
yaptığı savaşlar sonunda ne ordusu, ne donanması kalmıştı. Bu
gelişmelerin yaşandığı günlerde Sultan İkinci Mahmud öldü, yerine
oğlu Abdülmecid Osmanlı padişahı oldu.
 
 
BOĞAZLAR
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Mahmud Mehmed Ali Paşa isyanı sırasında boğazlara
gelen Ruslarla, Hünkar İskelesi Antlaşmasını imzaladı (1833).
İmzalan bu antlaşma ile aşağıdaki maddeler kabul edildi;

1- Hem Osmanlı Devleti, hem de Rusya herhangi bir savaşa girdiğinde
birbirlerine yardım edeceklerdi.

2- Osmanlı Devleti, savaş tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı zaman
Rusya, Osmanlı Devleti'ne kuvvet gönderecekti.

3- Rusya'ya karşı bir saldırı olduğu zaman, Osmanlı Devleti Çanakkale
ve İstanbul Boğazlarını kapatarak diğer ülke donanmalarının
Karadeniz'e açılmalarına engel olacak ve Rusya bu sayede güneyden
deniz yoluyla gelecek saldırılarla uğraşmak zorunda kalmayacaktı.

4- Bu antlaşma sekiz yıl boyunca yürürlükte kalacaktı

Bu antlaşma Osmanlı Devleti'nin boğazlar üzerindeki egemenlik
haklarını kullanarak imzaladığı son antlaşmadır. Ayrıca Ruslar bu
antlaşma sayesinde Karadeniz'de güvenliklerini sağlamış oluyorlardı.
 
 
ISLAHAT HAREKETLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Üçüncü Selimin yanında yetişmiş olan Sultan İkinci Mahmud
ondan etkilenmiş, padişahlığı döneminde de ıslahatlar yapmanın
gerekliliğine inanmıştı. Askeri ve İdari alanda ıslahatlar yapmaya
çalışan Sultan İkinci Mahmud, Sekban-ı Cedit adı verilen yeni bir
askeri teşkilat kurdu (14 Ekim 1808). Ancak yeniçeriler kendilerine
tehlike olabilecek alternatif bir askeri kuvvet istemiyorlardı.
Ayaklanarak Sekban-ı Cedit'in kaldırılmasını sağladılar.

Eşkinci adı verilen yeni bir askeri teşkilat kuran Sultan İkinci
Mahmud'a karşı yeni bir yeniçeri ayaklanması oldu. Sultan İkinci
Mahmud, artık Osmanlı Devleti için kanayan bir yara haline gelen
yeniçeri ocaklarını Vaka-i Hayriye adı verilen olayla ortadan kaldırıldı
(15 Haziran 1826). Yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra, onun yerine
Asakir-i Mansure-i Muhammediye adı verilen yeni bir askeri teşkilat
oluşturuldu.

Yapılan yeniliklerin merkezden uzakta bulunan valiler ve idareciler
tarafından da benimsenmesi gerektiğine inan Alemdar Mustafa Paşa,
Sultan Mahmud döneminde Ayanlarla Sened-i İttifak'ı imzaladı. Buna
göre ayanlar merkeze sadık kalacak ve yenilik hareketlerini
destekleyecek, padişahlar da ayanların elde etmiş oldukları hakları
tanıyacaktı. Sened-i İttifak ile ayanlar padişahın mutlak otoritesine
karşı siyasi bir meşruiyet kazanmış oluyorlardı. Padişah otoritesinin
başka herhangi bir güçle ortaklık kabul etmesi mümkün değildi ve
Osmanlı idari yapısının hem ruhuna, hem de tabiatına aykırıydı. Bu
sebeple zaten ölü doğan Sened-i İttifak çok uzun ömürlü olmadı. Kısa
bir süre sonra Sultan İkinci Mahmud, idareyi tamamen eline alarak
ayanları bir bir ortadan kaldırarak merkezi otoriteyi güçlendirmeye
çalışmıştır.

Sadece askeri alandaki yeniliklerle bir yere varılamayacağını
düşünen Sultan İkinci Mahmud, Divan Teşkilatı'nı kaldırarak onun
yerine Bakanlıklar (nazırlık) kurdu. 30 Mart 1838'de Sadrazamlık
makamına "Başvekalet", Sadrazama "Başvekil" denilmesi
kararlaştırıldı. Ölen ya da azledilen devlet memurlarının mallarına el
konması anlamına gelen "Müsadere" usulünü kaldırdı. Ayrıca devlete
ıslahat hareketlerinde yardımcı olmak, yeni teklifler getirmek,
memurların terfi ve yargılanmasıyla uğraşmak üzere Darü'ş Şuray-ı
Bab-ı Ali kuruldu.

Sosyal alanda da bazı yenileşme hareketlerine ve ıslahatlara girişen
Sultan İkinci Mahmud, 3 Mart 1929'da kıyafet değişikliği hakkında bir
ferman yayınlandı. İlk Türk gazetesi Takvim-i Vekayi yayın hayatına
başladı (1 Kasım 1831). Medreselerin yanında Avrupalı tarz eğitim
veren yeni okullar açıldı ve Avrupa'ya öğrenciler gönderildi.

Posta teşkilatının kurulması ve Karantina uygulaması da yine Sultan
İkinci Mahmud döneminde gerçekleştirildi. Avrupalı tüccarlarla
rekabet edebilmeleri için Türk tüccarlara gümrük kolaylıkları
getirildi. İlk nüfus sayımı yapıldı. Bu sayım sonucunda Anadolu'da
2.500.000'dan fazla, Rumeli'de de 1.500.000 erkek vatandaşın
yaşadığı tespit edildi.

Ülke içinde ve dışında yapılacak seyahatlar için, bazı esaslar kabul
edildi. Buna göre ülke içinde seyahat yapacak yurttaşlar Mürur
Tezkiresi (geçiş belgesi) taşıyacaklar, ülke dışına çıkacak yurttaşlar
da Hariciye Nezaretinden (Dış İşleri Bakanlığı) pasaport alacaklardı.

 
 


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 69861 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=