Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Kanûnî Sultan Süleyman 27 Nisan 1495 Pazartesi günü Trabzon'da
doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Hatun'dur. Hafsa
Hatun Osmanlı ya da Çerkezdir. Kanûnî Sultan Süleyman yuvarlak
yüzlü, ela gözlü, geniş alınlı, uzun boylu ve seyrek sakallıydı.

Kanûnî Sultan Süleyman devri, Türk hakimiyetinin doruk noktasına
ulaştığı bir devir olmuştur. Babası Yavuz Sultan Selim, onu küçük
yaşlardan itibaren çok titiz bir şekilde yetiştirmeye başladı. Benzeri
görülmemiş bir terbiye ve tahsil gördü. İlk eğitimini annesinden ve
ninesi Gülbahar Hatun'dan (Yavuz Sultan Selim'in annesi) aldı. Yedi
yaşına gelince tahsil için İstanbul'a, dedesi Sultan İkinci Bayezid'in
yanına gönderildi. Şehzade Süleyman, burada Karakızoğlu Hayreddin
Hızır Efendi'den tarih, fen, edebiyat ve din dersleri alırken, savaş
teknikleri konusunda da öğrenim görüyordu.

15 yaşına kadar babası Yavuz Sultan Selim'in yanında kalan Şehzade
Süleyman, kanunlar gereği sancak istemesi üzerine, önce Şarki
Karahisar'a oradan da Bolu, kısa bir süre sonra da Kefe
sancakbeyliğine tayin edildi (1509).

Yavuz Sultan Selim'in 1512 de tahta geçmesi üzerine İstanbul'a
çağırılan Şehzade Süleyman, babasının kardeşleriyle mücadeleleri
sırasında İstanbul'da kalarak babasına vekalet etti. Bu sırada Saruhan
sancakbeyliğinde de bulundu. Babası Yavuz Sultan Selim'in ölümü
üzerine, 30 Eylül 1520'de 25 yaşındayken Osmanlı tahtına geçti.

Kendisinden başka erkek kardeşi olmadığı için tahta geçişi kolay ve
çatışmasız oldu. Çok ciddi ve kendinden emin bir padişah olan Kanûnî
Sultan Süleyman, azim ve irade sahibiydi. Yapacağı işlerde hiç acele
etmez, gayet geniş düşünür ve verdiği emirden asla geri dönmezdi. İş
başına getireceği adamlara, kabiliyet derecelerine göre görev verirdi.
Zigetvar kuşatmasını idare ederken, 7 Eylül 1566 yılında 71 yaşında
vefat etti.

Kendisine "Kanûnî" denmesi, yeni kanunlar icad etmesinden değil,
mevcut kanunları yazdırtıp çok sıkı bir şekilde tatbik etmesinden
dolayıdır. Kanûnî Sultan Süleyman adaleti seven bir padişahtı.
Mısır'dan gelen vergiyi haddinden fazla bulup, yaptırdığı araştırma
sonunda halkın zulme uğradığını düşünmesi ve Mısır Valisini
değiştirmesi bunun açık kanıtıdır.

Kanûnî Sultan Süleyman, tahta çıktığı sırada Osmanlı Devleti
dünyanın en zengin ve en güçlü devleti konumundaydı. Babasının
ölümü ve kendisinin padişah olması, "Arslan öldü, yerine kuzu geçti"
diye düşünen Avrupalıları sevindiriyordu. Ancak Avrupalılar, çok
geçmeden hayal kırıklığına uğradılar.

Büyük bir devlet adamı olan Kanûnî Sultan Süleyman aynı zamanda
ünlü bir şairdi. Meşhur şiirlerinden birisi şudur:

"Halk içinde muteber bir şey yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda, bir nefes sihhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır,
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi".

Erkek çocukları: İkinci Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed,
Mahmud, Cihangir, Mustafa
Kız Çocukları: Mihrimah Sultan, Raziye Sultan


İÇ İSYANLAR
--------------------------------------------------------------------------------
  
Kanûnî Sultan Süleyman, padişahlığının ilk yıllarında bazı iç isyanlarla
uğraştı. Mısır'ın fethinden sonra Yavuz Sultan Selim'in Şam Valisi
olarak atadığı Canbirdi Gazeli'nin çıkardığı isyan bunlardan ilkidir.

Amacı Memlük devletini yeniden kurmak olan Canbirdi Gazeli, 1521
yılının Ocak ayında Dulkadiroğulları'ndan Şehsuvaroğlu Ali Bey
komutasındaki Osmanlı kuvvetleri tarafından bozguna uğratılarak
yakalandı ve idam edildi.

Kanûnî Sultan Süleyman, sonraki yıllarda yine Mısır'da sadrazamlık
hakkının kendisinde olması gerektiğini savunan Ahmet Paşa,
Anadolu'da Safevilerin desteğiyle ortaya çıkan Kalender Çelebi ve
vergi sistemini bahane ederek ayaklanan Baba Zünnun (1527)
isyanlarıyla uğraştı. Çıkan tüm bu isyanlar Osmanlı kuvvetleri
tarafından başarıyla bastırıldı.



ŞARLKEN VE AVRUPA
--------------------------------------------------------------------------------
  
Alman İmparatoru Şarlken'in amacı tüm Avrupa'da hakimiyet
sağlamaktı. Şarlken, fikirlerine karşı çıkan Fransa Kralı Fransuva'yı
esir aldı.

Fransa Kralının annesi Düşes Dangolen, Kanûnî'ye bir mektup yazarak
yardım istedi.

Bunun üzerine Kaptan-ı Derya Barboros Hayreddin Paşa Fransa'nın
Akdeniz kıyısındaki şehri Nis'e giderek Şarlken'in donanmasını yendi.
Hem Fransa'yı hem de Fransua'yı kurtardı.
VİYANA KUŞATMASI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Macaristan'ın Türkler tarafından fethi Avusturya ile Türkleri karşı
karşıya getirdi. Mohaç Savaşı'ndan sonra Macaristan bir tampon bölge
haline gelmişti. Avusturya Arşidükü Ferdinand, Macaristan'ın Osmanlı
hakimiyetine girmesini istemiyordu. Ferdinand, Şarlken'in de
desteğiyle Jan Zapolya'yı tanımadı ve Budin'e girdi. Karşı sefere çıkan
Kanûnî Sultan Süleyman Budin'i geri aldı. Savaşmayı göze alamayan
Ferdinand ve Şarlken Avusturya'nın başkenti Viyana'ya kaçtılar ve
Viyana kuşatıldı (26 Eylül 1529).

Kış mevsimi yaklaştığı için 16 Ekim günü kuşatma kaldırıldı. Osmanlı
Devleti, Viyana kuşatmasından bir sonuç elde edememesine rağmen,
Macaristan'daki durumunu güçlendirmiş ve Avrupa'nın karşı saldırı
yapmasını engellemiştir. 

Macaristan üzerindeki emellerinden vazgeçmeyen Ferdinand,
Kanûnî'ye bir elçi göndererek Macaristan'ın kendisine verilmesini
istedi. Buna karşılık vergi vermeyi kabul ediyordu. Bu talebi
karşısında olumsuz cevap alan Ferdinand Budin'i kuşattı.


SEFERLER
--------------------------------------------------------------------------------
MACARİSTAN SEFERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Kanûnî Sultan Süleyman, bunun üzerine Almanya seferine çıktı.
Budin'i geri alıp Estergon'a kadar ilerleyen Osmanlı kuvvetleri,
Avusturya ve Almanya içlerine akınlar düzenledi. Yedi ay süren
Almanya seferi sırasında Avusturya'da bir çok kasaba, şehir ve kale
fethedildi.

Avusturya, yapılan bu savaşlar sonunda harap ve bitkin bir hale geldi.
Bunun üzerine Ferdinand barış istedi. İmzalanan İstanbul Antlaşması
ile Ferdinand ve Şarlken'in hem Macaristan, hem de tüm Avrupa'yı ele
geçirme çabaları sonuçsuz kaldı (22 Temmuz 1533).

Ferdinand'ın Macaristan üzerinde ki emellerinden vazgeçmeye niyeti
yoktu. Jan Zapolya ölmüş, yerine oğlu Sigismund geçmişti. Bundan
istifade eden Ferdinand Budin'i kuşattı. Bunun üzerine 1540 yılında
Kanûnî tekrardan Macaristan seferine çıktı ve çok güçlü bir orduyla
birlikte Budin'e girdi. Sigismund'u Erdel Beyliği'ne atadı ve
Macaristan'ı Osmanlı Devleti'ne bağlı Budin eyaleti haline getirdi.
Süleyman Paşa bu bölgenin beylerbeyliğine atandı.

Avusturya'nın elinde sadece kuzey Macaristan kaldı. Kanûnî
döneminin önemli siyasi olaylarından olan Osmanlı-Macaristan,
Almanya, Avusturya ilişkileri Kanûnî'nin ölümüne kadar devam etti.


MALTA SEFERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Rodos'un fethinden sonra Malta'ya yerleştirilen Sen Jan şövalyeleri
Osmanlı için bir tehlike oluşturuyordu.

Trablus ve Cezayirin güvenliği için Malta'nın alınması gerekiyordu.
Yapılan kuşatma sırasında Turgut Reis şehit oldu. Malta alınamadı
(1565).


HİNT SEFERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Coğrafi keşiflerden sonra sömürge arayışları başlamış, Portekiz ve
İspanya pek çok sömürge elde etmişlerdi. Portekizliler Kızıldeniz ve
Hint ticaret yollarına hakim olmaya çalışıyorlardı.

Ümit Burnu'nun bulunması, Osmanlıların baharat ticaretine de büyük
darbe vurmuştu. Kanûnî Sultan Süleyman döneminde bu sebeplerden
ötürü, dört kez Hint deniz seferi düzenlendi ancak, Osmanlı
donanmasının okyanus şartlarına uygun olmaması yüzünden bu
seferlerden hiçbirisinde tam başarı sağlanamadı.

1551 yılında düzenlenen İkinci Hint Seferinde Osmanlı donanmasının
başında Piri Reis vardı. Türk denizcilik tarihinde önemli bir yere sahip
olan Piri Reis, bu sefer sırasında Maskat'ı almış ve Portekiz
donanmasını büyük bir bozguna uğratmıştı. Ancak, Portekizlilerin
Basra Körfezi'ni kapatacaklarını düşünerek, donanmayı Basra'da
bırakıp ganimetlerle geri döndüğü için Piri Reis Mısır'da idam
edilmiştir.

Ancak yine de Yemen, Eritre, Sudan sahilleri ve Habeşistan'ın bazı
kısımları Osmanlı topraklarına katıldı. Arap yarımadası tamamen
Osmanlı denetimine girdi. Kızıldeniz yabancı güçlere kapatılarak
Osmanlı egemenliği sağlandı.


FETİHLER VE ZAFERLER
--------------------------------------------------------------------------------
BELGRAD'IN FETHİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Kanûnî Sultan Süleyman tahta çıktığında Avrupa'nın en güçlü devleti
Roma-Germen İmparatorluğu (Almanya) idi. Almanya İmparatoru
Şarlken Macaristan'a hakim olmak için Macar kralı ile yakın akrabalık
ilişkileri kurmuştu. Macar Kralı İkinci Lui, Şarlken'e güvenerek
vergilerini ödemiyor kendisine gönderilen Osmanlı elçilerini
öldürtüyordu.

Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'da düzenlediği seferlerde Sırbistan'ı
almıştı. Ancak stratejik bir öneme sahip Macaristan alınamamıştı.
Kanûnî Sultan Süleyman Macaristan'ı almak üzere harekete geçti.
Belgrad, karadan ve Tuna ırmağındaki Osmanlı donanması tarafından
kuşatıldı. Şehir, gayet iyi savunulmasına rağmen teslim olmak
zorunda kaldı (29 Ağustos 1521). Belgrad Muhafızlığına Balı Paşa
getirildi. Bu sefer sonunda İstanbul'a gönderilen bazı Belgradlılar
kurulan Belgrad köyüne yerleştirildi.

Belgrad'ın fethi, Kanûnî Sultan Süleyman'ın ilk fethidir.

Belgrad, bundan sonraki yıllarda Osmanlı Devleti'nin Avrupa'ya açılan
en büyük kapısı oldu. Bu sebeple Belgrad'a "Darü'l-cihad" denildi.


RODOS'UN FETHİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Avrupalılar Akdeniz'deki Rodos, Kıbrıs, Girit, Malta gibi adalara hakim
olmuşlar, açık denizlerde keşifler yapmışlar ve denizlerde güçlerini
arttırmışlardı. Kanûnî döneminde denizciliğe önem verildi ve büyük
başarılar elde edildi.

Kanûnî döneminde Rodos adası, Sen Jan şövalyelerinin elindeydi.
Şövalyeler korsanlık yapıyor, Türk donanmasına zarar veriyorlardı.
1522 yılında düzenlenen seferle Rodos fethedildi.


CEZAYİR'İN KATILIŞI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Cezayir 1516'da Baba Oruç ve kardeşi Hızır Reis (Barbaros)
tarafından İspanyollar'dan alınmıştı. 1518'de Barbaros, Cezayir'in
hükümdarı olmuştu. Daha önce Yavuz bu iki denizcinin kendisinden
yardım istemesi üzerine onlara iki kadırga ve levent vermişti.

Kanûnî, Barbaros Hayreddin Paşa'yı İstanbul'a çağırdı ve Kaptan-ı
Deryalığa getirdi(1533). Böylece, Cezayir Osmanlı topraklarına
katıldı. Barbaros Ege denizinde Venediklilerin elinde bulunan adaları
aldı.


TRABLUSGARP'IN ALINIŞI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Şarlken, Trablusgarb'ı aldıktan sonra buraya Sen Jan Şövalyeler'ini
yerleştirmişti. Barbaros'un Preveze Deniz Zaferini kazanması ve
Venediklilerin Osmanlılarla barış imzalamaları Şarlken ve Papa'yı
kızdırmıştı. Hazırlanan Haçlı donanması Cezayir'e saldırdı ancak,
Osmanlı donanması karşısında bozguna uğradı (1541).

Barbaros'un yetiştirdiği Turgut Reis Trablusgarb'ı karadan ve
denizden kuşatarak aldı. Ayrıca bu seferle Bingazi de Osmanlı
ülkesine katıldı (1551).


CERBE SAVAŞI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Turgut Reis'in İspanyollar'ın elinde bulunan Cerbe adasını kuşatması
üzerine, Andrea Doria komutasındaki bir Haçlı donanması
İspanyollara yardıma geldi. Yapılan Cerbe Deniz Savaşında büyük bir
zafer kazanıldı. Cerbe Osmanlılara geçti (1559).


MOHAÇ SAVAŞI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Şarlken'in büyük bir tehlike olmaya başladığını gören Kanûnî Sultan
Süleyman, Fransuva'nın da ısrarı üzerine Şarlken'e karşı savaş
açmaya karar verdi. Osmanlı ordusu Tuna nehrini geçerek
Macaristan'a girdi.

29 Ağustos 1526'da Macar ordusuyla Mohaç'ta yapılan savaşta Macar
ordusu iki saatte dağıldı. Mohaç Savaşı parlak ve şanlı bir zaferle
neticelendi. Budin (Budapeşte) alındı.

Macaristan, Osmanlı Devleti'ne bağlı bir krallık haline geldi ve başına
Macar soylularından Jan Zapolya getirildi.


ZİGETVAR KALESİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Anadolu'daki iç isyanlarla ve Doğu'da İran Devleti ile uğraşan Kanûnî
Sultan Süleyman, 1566'da son seferine yine Macaristan üzerine çıktı.

Zigetvar kalesi kuşatıldı, ancak kuşatma devam ederken Kanûnî
Sultan Süleyman vefat etti. Osmanlı Devleti'ni zaferden zafere
taşıyan Kanûnî Sultan Süleyman'ın ölüm haberine rağmen kale
fethedildi (7 Eylül 1566).


PREVEZE DENİZ ZAFERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Osmanlıların Akdeniz'de kuvvetlenmeleri ve tüm Ege denizine hakim
olmaları Avrupa'yı telaşlandırmıştı. Ayrıca devam eden Avusturya ve
Macaristan seferleri büyük bir Haçlı donanması hazırlanmasına neden
oldu. Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanmasında Venedik ve
Cenevizliler'den başka Malta, Portekiz ve İspanya'ya ait gemiler de
bulunuyordu.

Haçlı donanması 602, Osmanlı donanması ise sadece 122 parçaydı.
Preveze körfezinde 27 Eylül 1538'de yapılan savaşta, Barbaros
Hayreddin komutasındaki Osmanlı donanması büyük bir zafer elde
etti.

Tarihe Preveze Deniz Zaferi olarak geçen bu savaş sonunda Akdeniz
bir Türk Gölü haline geldi.


KAPİTÜLASYONLAR
--------------------------------------------------------------------------------
  
İlk defa 1352 yılında Cenevizlilere verilen Kapitülasyonlar, darülharb
kabul edilen yabancı ülke tüccarına Osmanlı topraklarında ticaret
yapma hakkı veriyordu. Ancak Osmanlı Devleti ticaret imtiyazlarını
siyasi ve diplomatik menfaatleri çerçevesinde kullanarak ittifak
yapacağı devletlere vermişti.

1535 yılında Fransa ile dostluk  havası içerisinde iken Fransızların
hazırladığı Kapitülasyon taslağı Osmanlı padişahınca tasdik
edilmemişti. Bu taslağa göre eşit şartlar ve mütekabiliyet esası
getiriliyordu. Halbuki Osmanlı Devleti padişahın tek taraflı yemini
"Ahdi" ile verildiğinden Ahidname diye adlandırılmıştı ve her padişah
değiştiğinde yenilenmesi gerekiyordu.

İlk Fransız Kapitülasyonu, Kıbrıs seferi öncesinde 1569 yılında
verildi. Katolik dünyasına ve Papa ambargosuna karşı ittifak
sağlamak için Protestan olan İngiltere'ye 1580'de, Hollanda'ya
1612'de Kapitülasyonlar verildi. 

Kapitülasyonlarda ticaret yapma hakkının yanı sıra, tüccarın hakları,
gümrük vergileri, mahkeme usülleri, yol izinleri, emniyetlerine dair
hususlar detaylı olarak belirtildi.

Osmanlı devleti zayıfladıkça Kapitülasyon verilen devletlerde giderek
çoğaldı ve bunu bir baskı aracı haline getirdiler.

Birinci Dünya Savaşı'nın ilanı ile birlikte 1914 yılında tüm
protestolara rağmen Kapitülasyonlar tek taraflı olarak kaldırılmıştır.


SAFEVİLER
--------------------------------------------------------------------------------
  
Kanûnî Sultan Süleyman Avrupa'da başarılar kazanırken, Anadolu'da iç isyanlar baş göstermiş, İran'da ise yıkılan Akkoyunlu devletinin yerine kurulan Safevi Devleti, doğuda Osmanlı İmparatorluğu için ciddi tehlike olmaya devam etmişti.

Kanûnî Sultan Süleyman, Avrupa'da İstanbul Antlaşmasıyla geçici de olsa barışı sağladıktan sonra, İran üzerine ilk seferine çıktı. Safevi Devleti'nin izlediği düşmanca politikalar ve Anadolu'da yaşayan Şiileri kışkırtmaları bu seferin düzenlenmesine neden oldu. Tebriz, Azerbaycan ve Hamedan istila edildi. Irakeyn seferiyle de Bağdat alındı (1534).

Kanûnî'nin Avusturya'ya sefer düzenlemesinden yararlanmak isteyen Safevi Şahı Tahmasb, kardeşinin Osmanlılara sığınmasını da bahane ederek, Tebriz, Nahçıvan ve Van'ı ele geçirdi. Bunun üzerine Kanûnî Sultan Süleyman ikinci defa İran seferine karar verdi. Çıkılan İran Seferinden Van ve Tebriz geri alınarak dönüldü  (1548). Safeviler (1553) tekrar saldırıya geçtiler. Doğu Anadolu'da ilerleyen düşman kuvvetleri Muş'a kadar gelip Erzurum'u kuşattılar. Kanûnî Sultan Süleyman üçüncü İran seferine çıktı. Revan, Nahçıvan ve Karabağ alındı. Zor duruma düşen Şah Tahmasb'ın isteği üzerine barış yapıldı ve Amasya Antlaşması imzalandı (1555).

Bu antlaşmayla, Yavuz döneminden beri süren İran sorunu çözüme kavuştu. Doğu Anadolu, Tebriz ve Bağdat Osmanlı hakimiyetinde kaldı. Amasya Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasındaki ilk resmi antlaşmadır. Ayrıca İslam dünyasında yapılan ilk din barışı özelliği de taşımaktadır.


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 74792 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz