Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

SULTAN III.MEHMED

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Üçüncü Mehmed 26 Mayıs 1566'da Manisa'da doğdu. Babası
Sultan Üçüncü Murad, annesi Safiye Sultan'dır. İsmini, Fatih Sultan
Mehmed'e benzemesi için, büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman
koydu. Orta boylu, kumral saçlı ve güzel yüzlüydü. Çok kuvvetli bir
ilim tahsili yaptı ve Tacüt-Tevarih yazarı Hoca Sadeddin Efendi'den
dersler aldı. Sultan Üçüncü Mehmed, 1583'te Manisa sancakbeyliğine
tayin edildi. 1595 yılının Ocak ayına kadar görev yaptığı Manisa'dan,
babasının ölüm haberi üzerine hareket ederek, 27 Ocak 1595
tarihinde geldiği İstanbul'da Osmanlı tahtına oturdu.

Sultan Üçüncü Mehmed annesini çok sever, sayar ve dinlerdi. Bundan
yararlanan annesi Safiye Sultan, Osmanlı sarayında hakimiyet kurdu.
Bazı konularda padişahı zorlayıp istediğini yaptırıyor, bu da devlet
işlerinde karışıklıklara sebep oluyordu. Dinine çok bağlı ve tasavvufa
da son derece meraklıydı. Hz. Muhammed'in (S.A.V) ismi anılınca,
saygısından derhal ayağa kalkardı. Üçüncü Mehmed devri duraklama
dönemine rastlar. Sultan Üçüncü Mehmed, kolayca üzüntüye kapılır,
yemekten, içmekten kesilirdi. Celali isyanları ve İran savaşlarının çok
uzun sürmesi onu büyük üzüntü içinde bıraktı. İçkiyi sıkı bir şekilde
yasaklayıp, bütün gizli meyhaneleri kapattırdı.


 
 
AVUSTURYA VE EFLAK SEFERLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Üçüncü Mehmed'in babası Sultan Üçüncü Murad vefat ettiğinde
Osmanlı-Avusurya savaşları devam ediyordu. Sultan Üçüncü Mehmed
de tahta çıkar çıkmaz Avusturya ve Eflak sorunlarıyla ilgilendi. 1595
yılında Avusturya kuvvetleri Estergon Kalesi'ni kuşatmışlar, 40 km
uzakta olan Mehmed Paşa Estergon kalesine yardıma gitmemişti.
Hiçbir yardım alamayan Estergon Kalesi kahramanca direnmesine
rağmen, sayıca üstün olan Avusturyalılara teslim olmak zorunda kaldı
(2 Eylül 1595).

Sinan Paşa, Eflak Prensi Mihai Viteazul üzerine seferler düzenledi.
Osmanlı kuvvetleri Bükreş ve Tergovişte'yi ele geçirdiler. Fakat çok
geçmeden Mihai karşı saldırıya geçti ve Osmanlı kuvvetleri geri
çekilmek zorunda kaldı. Bu sırada bataklıklara düşen Osmanlı
askerlerinin büyük bir kısmı şehit oldu. Daha sonra Tuna'dan karşı
kıyıya geçilirken gerekli önlemlerin alınmamasından dolayı yeni bir
saldırıya maruz kalan Osmanlı akıncıları çok büyük kayıplar verdi.

Estergon Kalesinin düşmesinden sonra Tuna kıyısındaki Vişegrad da
düşmanın eline geçti. Birçok önemli kale ve şehirlerin kaybedilmesi
İstanbul'da devlet erkanı ve yeniçerilerin tepkisine neden oldu.
Yeniçeriler de Sultan'ın sefere çıkmasını istiyorlardı.
 
 
EĞRİ KALESİ'NİN FETHİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Durumun kötüye gittiğini anlayan Sultan Üçüncü Mehmed devlet
büyüklerini toplayıp şöyle dedi:

"Ceddimiz, devletimizin kurucusu Osman Gazi Hazretleri'nden, büyük
dedemiz Kanuni Sultan Süleyman'a kadar bütün padişahlar askerin
önünde sefere çıkmışlardır. Dedemiz Sultan İkinci Selim'le (Sultan
İkinci Selim) cennetmekan pederimiz Sultan Murad (Sultan Üçüncü
Murad) bu usulü bozdular. Biz dahi, başlangıçta seferi paşalarımıza
ısmarlamakla hataya düştük. Asker evlatlarımız bizi başlarında
görmek isterler. Kararımız odur ki; yakında sefere çıkacağız.
Hazırlıklar tamamlansın. Küffara haddini bildirmeye gitmek gerekir."

Sultan Üçüncü Mehmed kendisine karşı çıkan annesi Safiye Sultan'a
da şöyle der:

"Valide, biz Sultan oğlu sultanız, kullanmayacaksak Eyüp Sultan
Camiinde bu kılıcı niçün kuşandık? Kararımız karardır, sefere
çıkacağız. Taht uğruna devleti feda etmeyiz."

20 Haziran'da ordu hareket etti ve kuşatılan Eğri Kalesi 12 Ekim
1596'da padişaha teslim edildi.
 
 
HAÇOVA ZAFERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Eğri Kalesi'nin fethinden sonra, Osmanlı birlikleri ilerleyerek 15 Ekim
1596 günü Haçova'da Avrupa ordusuyla karşılaştı. Bu ordu da
Avusturya, Alman, Erdel, İspanyol, Fransız, Çek ve Leh kuvvetleri
vardı.

Avusturya Arşidükü Maxmilien komutasındaki düşman kuvvetleri ile
yapılan savaşta Osmanlı birlikleri, düşman birliklerinin tüfek
atışlarına maruz kaldı. Pek çok askerimiz şehit oldu.

Ordu merkezinin ele geçirilip padişahın ayrıldığı haberi yayıldı. Ancak
bu gelişmelerden haberi olmayan akıncılar canla başla savaşa devam
ediyordu. Yalnızca bu akıncı birliklerinin mücadelesi bile düşman
ordusunun dağılmasına yetti ve kazanılan Haçova Zaferi ile
Osmanlılara Viyana yolu açıldı (26 Ekim 1596).

Haçova Savaşı'ndan sonra Sultan Üçüncü Mehmed İstanbul'a döndü.
Avusturya Cephesi'ne Satırcı Mehmed Paşa atanmıştı. Tata Kalesi'ni
geri almayı başaran Satırcı Mehmed Paşa, Budin'in kuzeyindeki Vaç
bölgesinde düşman kuvvetleri karşısında başarılı olamadı. Bu arada
Avusturya temsilcileri ile bir barış antlaşması yapılmaya
çalışıldıysada, olumlu bir sonuç alınamadı. Bir süre sonra Avusturya
kuvvetleri Kanuni Sultan Süleyman zamanında fethedilen Yanıkkale'yi
(Raab Kalesi) ele geçirdiler (1598).
 
 
KANİJE KALESİ'NİN FETHİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Satırcı Mehmed Paşa iki yıldır hiçbir askeri başarı kazanamamıştı. Bu
süre içinde bazı Osmanlı kaleleri Avusturyalıların eline geçmişti.
Mehmed Paşa'nın idamı üzerine, Sadrazam Damat İbrahim Paşa
ordunun başına geçti ve Belgrad'a geldi. Bu sırada Avusturya barış
istemişti.

Avusturyalılar daha önce geri aldıkları Eğri'yi ve Hatvan'ı bize
vermeyi önerdiler. Bu öneriye karşılık, Osmanlı temsilcileri Estergon,
Neograd, Vürek ve Yanıkkale'yi istediler. Antlaşma yapılamadı.  

Belgrad'da kışı geçiren Damat İbrahim Paşa, Kanije Kalesi'ni kuşatıp
sıkıştırmaya başladı. Kuşatma devam ederken, kale içinde esir olan
Türklerin canlarını feda etmek uğruna havaya uçurdukları barut
deposu kalenin harap olmasına yol açtı. Ancak yine de teslim olmayan
Kanije Kalesi'nin yardımına bu seferde Philippe Emmanuel
komutasındaki 20.000 kişilik bir ordu geldi. İki ateş arasında kalan
Osmanlı ordusu kahramanca savaşmaya devam etti. Yardıma gelen
düşman ordusunun geri çekilmesi üzerine, 40 gün süren bir
kuşatmadan sonra Kanije teslim oldu.

Beylerbeyliğin merkezi Kanije'ye alındı, Kanije Beylerbeyliği Tiryaki
Hasan Paşa'ya verildi. Sultan Üçüncü Mehmed, bu başarısından dolayı
Damat İbrahim Paşa'ya kendisi padişah olarak yaşadığı sürece
sadrazamlıkta kalacağı vaadinde bulundu (10 Eylül 1601). Kanije
kalesini geri almaya çalışan Arşidük Ferdinand, Kanije'yi büyük bir
orduyla kuşattı. Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki az sayıda asker iki
aydan fazla kaleyi korudu. Yiyecek içecek malzemesi ve cephanesi
tükenmeye başlayan Osmanlı kuvvetleri beklenmedik bir çıkışla
kendisinden kat kat üstün görünen düşman ordusunu Kanije kalesi
önünde yendi (18 Kasım 1601). Bu zaferden sonra İstolni, Belgrad ve
Estergon, 1603'de de Uyvar fethedildi.
 
 
İRAN İLİŞKİLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
İran 1590 yılında imzalanan ve 13 yıl süren antlaşmayı bozmuştu.

Şah I. Abbas, Osmanlı Devleti'nin Avusturya ile savaş halinde olmasını fırsat bildi. Ferhat Paşa Antlaşmasıyla kaybettiği toprakları geri almaya çalışan İran, Osmanlı Devleti'nde çıkan Celali isyanlarından da yararlanmaya çalışarak 25 Ağustos 1603'de savaş açtı.

Şah Abbas Tebriz'i ve Erivan'ı aldı. İran ile savaş devam ederken III. Mehmed 38 yaşında vefat etti.
 
 


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 73071 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=