Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

SULTAN III.MUSTAFA

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Üçüncü Mustafa 28 Ocak 1717 günü İstanbul'da dünyaya geldi.
Babası Sultan Üçüncü Ahmed, annesi Mihrişah Sultan'dır. Sultan
Üçüncü Mustafa orta boylu, iri gözlü, yassı burunlu ve siyah sakallı
idi. Heybetli ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Çok iyi bir tahsil yaptı.
Astroloji ile meşgul oldu. İslam ve Osmanlı tarihlerini inceledi.

Sultan Üçüncü Mustafa son derece dindar, tutumlu, müşfik, çalışkan
ve cömert bir insandı. İki dakika süren ve İstanbul'un hemen hemen
yarıdan fazlasını yıkan büyük depremde evlerini, yakınlarını
kaybeden halka kendi kesesinden yardım etti. Adaletle hükmeder
haksızlıklara asla göz yummazdı. Yalandan, riyadan ve rüşvetten
nefret ederdi. Asla gurura kapılmaz, büyüklük taslamaz,
yapamayacağı işleri vaadetmezdi.

Sultan Üçüncü Mustafa, yenileşmenin gerektiği fikrindeydi ve Islahat
yapmak istiyordu. Prusya Kralı İkinci Frederik'in ıslahat hareketlerini
duymuş, Ahmed Resmi Efendi'yi ona göndermişti. Prusya Kralı İkinci
Frederik, Sultan Üçüncü Mustafa'ya Ahmed Resmi Efendi aracılığı ile
başarısının üç altın anahtarı dediği öğütlerini gönderdi.

- Bol bol tarih okuyun, eski tecrübelerden faydalanın.

- Güçlü bir orduya sahip olmaya çalışın ve barış zamanında
askerlerinizi sürekli eğitime tabii tutun.

- Hazineniz daima parayla dolu bulunsun, ekonomiye önem verin.

Sultan Üçüncü Mustafa, bu öğütleri dinledikten sonra acı acı güldü.
Sonra da "Biz de bunları yapmak niyetindeyiz, lakin yolu nedir?" diye
mırıldandı. Memleketine en büyük felaketin Rusya'dan geleceğine
düşünüyordu. Müdafaa için geceli gündüzlü çalışarak her türlü
hazırlığı yaptı. Savaşlarda kullanılmak üzere hazineyi altınla
doldurdu.

Süveyş Kanalını bile açtırmayı düşünüyordu. Fakat iş başına
getireceği yetenekli devlet adamlarının olmaması onu üzüyordu. Rus
Savaşı sırasında üzüntüsünden hastalandı ve kalp yetmezliğinden
dolayı 21 Ocak 174 günü vefat etti.

Sultan Üçüncü Mustafa orduda bir yenileşme gerektiği fikriyle hareket
ediyordu. Askerlere eğitim kuralları getirdi. İtirazlara aldırmadan
tüfeklere süngü taktırdı. Yeni bir tophane kurdurup güçlü toplar
döktürdü. Bahriye, istihkam ve topçu okulları açtı. Yaşlı başlı
subaylara bile eğitim mecburiyeti getirdi.

Ordudaki ıslahat konusunda Baron de Tott adlı Macar uyruklu
Fransız'dan çok yararlandı. Baron Tott, Osmanlı topçu sınıfını yeniden
ele alıp modernize etti ve askere Avrupa usulü eğitim yaptırdı.

Sultan Üçüncü Mustafa şair bir padişahtı. Cihangir mahlasıyla yazdığı
şiirler çok meşhurdur. Şiirlere "El fakir Mustafa Han Salis" şeklinde
imza atardı. Şiirlerinden birisinde şöyle der:

"Yıkılupdur bu cihan sanmaki bizde düzele
Devlet-i çerh-i deni verdi kamu müptezele
Şimdi ebvab-ı saadetle gezen hep hezele
İşimiz kaldı heman merhamet-i Lem Yezel'e."
 
 OSMANLI - RUS İLİŞKİLERİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Rusya 1739 yılında imzalanan Belgrat Antlaşması'ndan sonra, Osmanlı Devleti'ne savaş açmamış, ama Balkanlar'da ve diğer bölgelerde Türk düşmanlığı yapmaya devam etmişti. Rusya ve Osmanlı Devleti arasındaki barış dönemi 1768'de başlayan Lehistan sorunu ile yeniden bozuldu. Osmanlı Devleti on altıncı yüzyılın ikinci yarısından beri Lehistan krallığına seçilecek kişilerin Avusturya ve Rusya yanlısı olmamasına özen göstermiş bu konuda da başarılı olmuştu. Ancak bu dönemde Osmanlı Devleti Rusya'nın Lehistan işlerine müdahalesini engelleyecek güce sahip değildi.

Rusya'nın Stanislas Pontovoski'yi zorla kral seçtirip, Lehistan'a asker sevk ederek halkı sindirmeye çalışması üzerine Lehistan'da ayaklanan halk, Osmanlı Devleti'nden Bar Konfederasyonu aracılığı ile yardım istedi. Tüm bu gelişmeler üzerine zaten Rusya'ya savaş açma taraftarı olan Sultan Üçüncü Mustafa harekete geçti. 8 Ekim 1768 tarihinde Rusya'ya savaş açıldı.

Ruslar beş koldan saldırıya geçtiler. Kafkasya, Gürcistan, Ukrayna ve Baserabya'yı istilaya başladılar. Otuz bin kişilik bir Rus ordusu Kartal Ovasında 180.000 kişilik Osmanlı ordusunu bozguna uğrattı. Savaş tüm şiddetiyle devam ederken Rus Çariçesi İkinci Katerina boş durmuyor, Osmanlı Devleti'ni içten karıştırmaya çalışıyordu. Ayrıca İngilizlerin nezaretinde bir donanma hazırlatıp Cebeli Tarık Boğazı'ndan Akdeniz'e göndermişti. Çariçe İkinci Katerina'nın bu faaliyetleri kısa süre de sonuç verdi. Rumlar Mora'da bir isyan başlattı. Hüsamettin Paşa'nın donanmayla birlikte Akdeniz'de
ilerlemesi üzerine Ruslar isyancıları yalnız bırakarak adadan ayrıldılar. İsyan, Osmanlı donanmasının adaya yaklaşmasıyla son buldu.

Rus donanması 1770 yılında Ege'de Çeşme limanında bulunan Osmanlı donanmasını yaktı. Çeşme felaketinden sonra Ruslar Çanakkale Boğazı'na kadar ilerlediler. Kaptan-ı Deryalığa getirilen Cezayirli Hasan Paşa Rus donanmasını Ege Denizi'nin dışına attı. Rus saldırıları karadan devam etti. Ruslar Kırım'da önemli başarılar elde ettiler.

Rusların bu başarılarından dolayı diğer Avrupalı devletler siyasetlerini değiştirmeye başladılar. Kırım bozgunundan sonra Ruslar, Rusçuk ve Silistre'yi kuşattılar. Başarısızlıkla sürüp giden Osmanlı-Rus savaşının bütün acı ve huzursuzluğunu yaşayan Sultan Üçüncü Mustafa, bu savaşın Osmanlı Devleti açısından önemini biliyordu.

Bütün olumsuzluklara rağmen 1773 yazında bizzat ordunun başında sefere çıkmak istedi. Fakat cephelerden gelen son acı yenilgi haberleri kendisini büyük üzüntü ve ümitsizliğe düşürdü ve 21 Ocak 1774 Cuma günü öğle ezanı okunurken vefat etti.
 
 
 


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 74792 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz