Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

SULTAN IV.MEHMED

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Dördüncü Mehmed 2 Ocak 1642'de İstanbul'da doğdu. Babası
Sultan Birinci İbrahim, annesi Turhan Hatice Sultan'dır. Annesi
Rusdur. Sultan Dördüncü Mehmed orta boylu, beyaz tenli ve yanık
çehreliydi. Ata çok bindiği için vücudu öne eğikti. Annesi onu çok iyi
yetiştirdi. İyi bir ilim tahsili gördü. Babası Sultan İbrahim'in
öldürülmesi üzerine 8 Ağustos 1648 günü, henüz yedi yaşında iken
padişah oldu. Ava ve edebiyata çok meraklıydı. Ava olan merakı
yüzünden tarihte Avcı Mehmed olarak anılır.

Beş vakit namazı cemaatle kılardı. İçkiyi şiddetle yasaklayıp, içki
imalathanelerini kapattırdı. Sadrazamlığı, Köprülü ailesine vermekle
çok isabetli bir karar aldı. Sultan Dördüncü Mehmed zamanında
Osmanlı Devleti en geniş sınırlarına kavuştu.

Hayatının büyük bir kısmı saray entrikalarıyla geçti. İkinci Viyana
bozgunundan sonra, ordunun ve devlet erkanının oybirliği ile 8 Kasım
1687 günü tahttan indirildi. Bundan sonraki ömrü, saraydaki bir odada
yanına konulan iki cariye ile tam bir hapis hayatı şeklinde sürdü. 6
Aralık 1693'de Edirne'de vefat etti. Cenazesi İstanbul'a gönderildi ve
Yeni Cami'deki Türbesine, annesi Turhan Sultanın yanına defnedildi.

 
 
KÖSEM SULTAN'IN ÖLDÜRÜLMESİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Dördüncü Mehmed, tahta çıktığında Çanakkale Boğazı
Venediklilerin ablukası altında bulunuyordu. Saray içindeki
çekişmeler yeniçeri ve Celali isyanları devam ediyordu.

Dört padişahın saltanatı süresince Kösem Sultan devlet ve harem
hakimiyetini ele geçirmişti. Yaptığı entrikalara bir yenisini eklemeye
çalışan Kösem Sultan ve yakın çevresi, padişahı zehirleyip yerine
Şehzade Süleyman'ı geçirmeyi planladılar. Ancak Turhan Sultan,
durumu son anda haber alıp Kösem Sultanı boğdurttu (3 Eylül 1651).
 
 
TARHUNCU AHMED PAŞA
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan Dördüncü Mehmed döneminde sadrazamlığa getirilen Tarhuncu
Ahmed Paşa, Girit'i fethetmek, donanmayı yeniden kurmak ve devlet
bütçesini düzenlemek için çalışmalar yaptı. 1652 yılında sadrazam
olan Tarhuncu Ahmed Paşa, bütçeyi denkleştirmek için verilen
gereksiz hediye ve bahşişleri sınırlandırdı.

Saray harcamalarını azaltmaya çalışan, ilk kez mali yıl bütçesini
önceden hazırlayan Tarhuncu Ahmed Paşa, çıkarları elden gidenlerin
yalan ve dedikoduları sonucu idam edildi (1653). Tarhuncu Ahmed
Paşa'nın öldürülmesinden sonra ülkede siyasi istikrar kalmadı.

Yeteneksiz kişiler yönetime hakim oldu. Yeniçeri ve sipahi
ayaklanmaları, Celali hareketleri durmadı. Kıtlık sonucu köylülerin
arazilerini terk etmeleri, şehirlerde nüfus artışına yol açtı ve işsizlik
boy gösterdi.
 
 
KÖPRÜLÜLER DEVRİ
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sık sık meydana gelen sadrazam değişiklikleri, Osmanlı
İmparatorluğu'ndaki kötü gidişe son verilmesine engel oluyordu. Bu
sıralarda gerek halk, gerekse devletin ileri gelenleri arasında Köprülü
Mehmed Paşa'nın sadrazam olması ile bütün işlerin düzeleceği
yolunda bir inanç doğmuştu. Sadrazam olması için teklif götürülen
Köprülü Mehmed Paşa, bazı şartlar ileri sürdü.

Osmanlı tarihinde ilk kez bir kişi sadrazam olmak için bazı şartlar ileri
sürüyordu. Saray devlet işlerine karışmayacak, istediği atamaları
yapacak, hakkında bir şikayet olursa savunması alınmadan bir işlem
yapılmayacaktı. Bu şartları kabul eden Sultan Dördüncü Mehmed, 15
Eylül 1656 tarihinde Köprülü Mehmed Paşa'yı sadrazamlığa getirdi.

Mali konularda bir çok düzenleme yapan Köprülü Mehmed Paşa, ulema
arasında mevcut olan dini tartışmayı da sona erdirdi. Venedikliler
tarafından işgal edilen Limni (15 Kasım 1657), Bozcaada ve İmroz
geri alındı.

Konotop zaferiyle Rus Ordusu yenilgiye uğratıldı (12 Temmuz 1659)
ve Erdel Beyi Rakoçi'nin isyanı bastırıldı (12 Kasım 1659).

Anadolu'da bağımsız yaşamaya başlamış beyler üzerine kuvvetler
gönderdi ve istikrarı sağladı. Köprülü Mehmed Paşa, Sultan Dördüncü
Murad ve Kuyucu Murad Paşa gibi şiddet yoluyla, ülkede asayişi
sağlamaya çalıştı. Beş yıllık sadrazamlığı sırasında 35.000 kişiyi
öldürttüğü söylenir.

Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'nın 30 Ekim 1661 tarihinde vefatı
üzerine, oğlu Köprülü Fazıl Ahmed Paşa sadrazamlığa tayin edildi.

Bu sırada Erdel Beyliği yüzünden Osmanlı-Avusturya savaşları devam
ediyordu. Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Avusturya üzerine sefere çıktı.
Uyvar (24 Eylül 1663), Novigrad (4 Kasım 1663) kalelerinin
fethedilmesi üzerine Avusturya barış istedi.

Yapılan Vasvar antlaşmasıyla (10 Ağustos 1664), Erdel Beyliği
Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak, Uyvar ve Novigrad kaleleri
Osmanlılara bırakılacak ve Avusturya savaş tazminatı verecekti.

Venediklilerin Girit için vergi vermeyi teklif etmesini kabul etmeyen
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, donanmayla sefere çıktı. Selanik
limanlarından Girit adasına silah ve cephane nakledildi. Benefşe
üzerinden Girit'e gelip, Hanya'dan karaya çıkan Köprülü Fazıl Ahmed
Paşa, Kandiye kalesini kuşattı. Yirmi altı ay süren bir kuşatmadan ve
şiddetli çarpışmalardan sonra, Kandiye 5 Eylül 1669'da teslim olunca
Girit'in fethi tamamlandı.
 
 
 
 
 
BUÇAŞ ANTLAŞMASI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Hotin antlaşmasından sonra, Lehistan ve Osmanlı Devleti arasında elli
yıl süren bir barış süreci yaşanmıştı. Osmanlı himayesindeki Ukrayna
Kazaklarına saldıran Lehliler, barışı bozdular. Sultan Dördüncü
Mehmed ve Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Ukrayna kazaklarının yardım
istemesi üzerine, Lehistan seferine çıktılar. Osmanlı ordusunun ard
arda kazandığı başarılardan sonra, Lehistan barış istedi. İmzalanan
Bucaş antlaşmasıyla (18 Ekim 1672), Podolya Osmanlılara geçti.
Lehistan Kırım Hanına vergi ödemeye devam edecekti. Ayrıca Lehistan
her yıl Osmanlı Devleti'ne 22.000 altın ödemeyi kabul ediyordu.

Lehistan meclisinin, bu antlaşmadaki para maddesini kabul etmemesi
üzerine, 4 yıl süren İkinci Lehistan seferine çıkıldı. Bazı kalelerin
fethedilmesi üzerine, Lehistan elçisi, Podolya ve Ukrayna'nın iadesi
şartıyla antlaşma istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada Köprülü
Fazıl Ahmed Paşa'nın hastalanması üzerine, 1675 yılında Lehistan
serdarlığına İbrahim Paşa tayin edildi. Sultan Dördüncü Mehmed,
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa ile birlikte Edirne'ye döndü.

İbrahim Paşa, kısa sürede 48 kale ve palangayı fethedince, Lehistan
tekrar antlaşma istedi. 27 Ekim 1676'da Zarawno'da imzalanan
antlaşma ile 22.000 altından vazgeçilmek şartıyla, daha önce Köprülü
Fazıl Ahmed Paşa tarafından imzalan Buçaş antlaşmasının maddeleri
aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa antlaşmanın
imzalandığı haberini aldıktan bir süre sonra 3 Kasım 1676 tarihinde
vefat etti.
 
 
II. VİYANA KUŞATMASI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın vefatı üzerine, 5 Kasım 1676 tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazamlığa getirildi. Rusya seferinin, yapılan barış antlaşmasıyla bitmesinden sonra, Macaristan'da Avusturya'ya  karşı isyan edip tekrar Osmanlı Devleti himayesini isteyen Tökeli İmre (Emeric Thökely), Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından Orta Macaristan Kralı ilan edildi.

Macarların lideri konumuna gelen Tökeli İmre, Avusturya kralı I. Leopold'a karşı direnişe geçti. Tökeli'nin Osmanlılardan yardım istemesi üzerine, bunu fırsat bilen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana'yı kuşattı(14 Temmuz 1683).

60 gün süren kuşatma sırasında Viyana'ya 18 büyük yürüyüş gerçekleştirildi. Ancak büyük ve son saldırı için Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sürekli bekliyordu. Bu arada Papanın çağrısı üzerine Lehistan Kralı Jan Sobiyeski Viyana'nın yardımına yetişti.

Düşmana 80 bin kişilik ordusuyla büyük moral ve güç kazandıran Lehistan Kralının gelmesiyle, Osmanlı Ordusu iki ordu arasında sıkıştı. Kırım kuvvetlerinin yeterli gayreti ve mücadeleyi göstermemesi üzerine, Osmanlı ordusu dağıldı ve büyük bir bozguna uğradı; ordu hızlı ve düzensiz şekilde Belgrad'a doğru geri çekildi.

İkinci Viyana Kuşatması'ndaki başarısızlık Sultan Dördüncü Mehmed'in Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya olan güvenini sarsmadıysa da, düşmanları sadrazamı başarısızlığın tek sorumlusu olarak gösterdiler. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Belgrad'da idam edildi. Yerine Kara İbrahim Paşa sadrazamlığa getirildi.

Viyana önlerinde bozguna uğrayan Osmanlı Ordusu geri çekilince düşman kuvvetleri Macaristan girdi. Sırasıyla Vişgrad (18 Haziran 1684), Uyvar (19 Ağustos 1685), Budin (2 Eylül 1686) kaleleri Avusturyalıların eline geçti. Diğer taraftan Venedik, Avusturya ile anlaşarak Osmanlı Devleti'ne karşı cephe açtı ve adaların bazılarını ele geçirdi. Venedik Yunanistan'da Patras, Korent, İnebahtı, Mizistre gibi önemli kalelere ve son olarak Atina'yı ele geçirdi (25 Eylül 1687).

İkinci Viyana Kuşatması'nın Osmanlı tarihinde önemi büyüktür. Şimdiye kadar bu denli büyük bir yenilgiye uğramayan Osmanlı Devleti artık gerilemeye başlıyordu. İkinci Viyana Kuşatması'ndan sonra Avrupa Devletleri Türkleri Avrupa'dan çıkarma umuduna kapılıp kutsal ittifakı kurdular.

Avusturya ve Venedik'e karşı alınan mağlubiyetler ve önemli kalelerin kaybedilmesi Osmanlı Devleti'nde büyük yankı uyandırmıştı. Ordu da isyanlar başladı. Askerler başarısızlığının sebebi olarak Sultan Dördüncü Mehmed'i suçluyorlardı. Askerlerin isteği ile sadrazam olan Siyavuş Paşa, bütün devlet adamlarının hazır bulunduğu bir toplantıda Sultan Dördüncü Mehmed'in tahttan indirilerek yerine Şehzade Süleyman'ın tahta geçirilmesine dair bir karar aldı. Sultan Dördüncü Mehmed 8 Kasım 1687 tarihinde tahttan indirildi.
 
 


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 74792 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz