Ana Sayfa
SOSYAL BİLİMLER
TARiH
COĞRAFYA
ANKETHANE
FEN BİLİMLERİ
FİZİK
GÖK BİLİM
MATEMATiK
KİMYA
TEKNİK-TEKNOLOJİ
Oyunlar
TEKNOLOJİ
HAYATTA GEREKLİ BİLGİLER
*OSMANLI PADİŞAHLARI
=> BÜYÜK KURUCU OSMAN GAZİ
=> BURSANIN FATİHİ ORHAN GAZİ
=> MURAD HÜDAVENGAR
=> YILDIRIM BEYAZİD
=> ÇELEBİ MEHMED
=> II.MURAD
=> İSTANBUL'UN FATİHİ:FATİH SULTAN MEHMED
=> SULTAN II.BEYAZİD
=> YAVUZ SULTAN SELİM
=> KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
=> SULTAN II.SELİM
=> SULTAN III.MURAD
=> SULTAN III.MEHMED
=> SULTAN I.AHMED
=> SULTAN I.MUSTAFA
=> SULTAN GENÇ OSMAN
=> SULTAN VI.MURAD
=> SULTAN I.İBRAHİM
=> SULTAN IV.MEHMED
=> SULTAN II.SÜLEYMAN
=> SULTAN II.AHMED
=> SULTAN II.MUSTAFA
=> SULTAN III.AHMED
=> SULTAN I.MAHMUD
=> SULTAN III.MUSTAFA
=> SULTAN I.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN III.SELİM
=> SULTAN IV.MUSTAFA
=> SULTAN II.MAHMUD
=> SULTAN I.ABDÜLMECİD
=> SULTAN ABDÜLAZİZ
=> SULTAN V.MURAD
=> SULTAN II.ABDÜLHAMİD
=> SULTAN MEHMED REŞAD
=> SON PADİŞAH SULTAN MEHMED VAHDEDDİN
=>KRONOLOJİK OLAYLAR
ANİMASYONLAR
Anketler
SOSYAL BİLİMCİ GAZETESİ
EMEĞİ GEÇENLER
SİTE KURALLAR
İletişim
SİTEMİZE KAÇ KİŞİ GİRDİ ACABA?
 

SULTAN II.BEYAZİD

HAYATI
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Bayezid 3 Aralık 1448'de Dimetoka'da doğdu. Babası
cihan padişahı Fatih Sultan Mehmed Han, annesi Mükrime Hatun
adında bir Türk kızıdır. Uzun boylu, geniş göğüslü ve kuvvetli bir
vücuda sahipti. Yüzü yuvarlak ve gözleri elaydı. Cesur ve atılgandı.

Aynı zamanda çok halim selim ve dinine bağlı bir padişahtı. Babası
Fatih Sultan Mehmed ilme ilgi duyduğu için, oğlu Şehzade Bayezid'e
iyi bir eğitim verdi. O devrin en meşhur alimlerinden ders okutturdu
ve bütün İslam ilimlerini en iyi şekilde öğrenmesini sağladı.

Sultan İkinci Bayezid yedi yaşında iken, Hadım Ali Paşa nezaretinde
Amasya valiliğine tayin edildi. Amasya, Selçuklular devrinden beri
önemli bir ilim ve kültür merkeziydi. Padişah olacak şehzadelerin
yetişmesi için, bu vilayette bütün şartlar vardı.

Sultan İkinci Bayezid, dinine çok bağlı olduğu için kendisine Bayezid-i
Veli denildi. Sultan İkinci Bayezid, şairleri saraya toplar, onlarla
sohbet ederdi. Çok merhametli bir padişah olan Sultan İkinci Bayezid,
sık sık fakirlere sadaka dağıtırdı.

Arapça ve Farsça'yı gayet iyi biliyordu. Çağatay lehçesi ve Uygur
alfabesini de öğrendi. İslam ilimlerinin yanı sıra, matematik ve felsefe
tahsili de yaptı. 24 Nisan 1512'de padişahlıktan ayrılmak zorunda
kalan Sultan İkinci Bayezid, bir ay kadar daha yaşadı ve 26 Mayıs
1512'de vefat etti.

Erkek çocukları: Mahmud, Ahmed, Şehinşah, Yavuz Sultan Selim,
Mehmed, Korkud, Abdullah, Alimşah
Kız çocukları:Aynişah, Gevher, Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk ve
Hüma Hatun.
 
 
CEM SULTAN
--------------------------------------------------------------------------------
  
3 Mayıs 1481'de Fatih Sultan Mehmed'in ölümü üzerine Amasya'da
bulunan Şehzade Bayezid ve Konya'da bulunan Cem Sultan'a sadrazam
Karamani Mehmed Paşa tarafından ulaklar gönderildi. Ancak Cem
Sultan'a gönderilen haberci, yolda Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa
tarafından yakalandı.

Cem Sultan, babasının vefatını dört gün sonra öğrenebildi. Bu
olayların yaşanması üzerine yeniçeriler ayaklanıp Karamani Mehmed
Paşa'yı öldürdüler (4 Mayıs 1481). Şehzade Bayezid'in, İstanbul'da
bulunan oğlu Korkut'u saltanat naibi ilan ederek onu tahta çıkardılar.

Şehzade Bayezid, 21 Mayıs 1481 günü İstanbul'a varır varmaz devlet
idaresini eline aldı. Cem Sultan ise 4000 kadar askeriyle birlikte 27
Mayıs 1481'de İnegöl önlerine geldi. Sultan İkinci Bayezid, Ayas Paşa
idaresindeki bir orduyu Cem Sultan'ın üzerine gönderdi.

28 Mayıs'ta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursa'da padişahlığını
ilan etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı. Çok geçmeden
Sultan İkinci Bayezid'e bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı
topraklarını eşit olarak paylaşmayı teklif etti. Kabul edilemeyecek bu
teklif karşısında harekete geçen Sultan İkinci Bayezid, ordusuyla
birlikte Cem Sultan'ın üzerine yürüdü. Yenişehir Ovası'nda yapılan
savaşı kaybeden Cem Sultan, Konya'ya geldi. Burada da
kalamayacağını anlayan Cem Sultan, yanına ailesini de alarak
Kahire'ye doğru yola çıktı. Kahire'de iken Hac mevsiminde Hicaz'a
gitti.

Hac'dan sonra tekrar Kahire'ye gelen Cem Sultan, ağabeyi Sultan
İkinci Bayezid'den bir mektup aldı. Bu mektupta, padişahlıktan
vazgeçtiği takdirde kendisine bir milyon akçe ödeneceği
belirtiliyordu. Ancak Cem Sultan bunu kabul etmedi. İkinci bir teklifi
de geri çeviren Cem Sultan, tekrar ülkesine döndü.

27 Mayıs 1482'de Konya'yı kuşatan Cem Sultan, Sultan İkinci
Bayezid'in yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak Ankara'ya gitti.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu. Bu sırada
Rodos şövalyelerinden Pierre d'Aubusson onu Rodos'a davet etti.

29 Temmuz 1482'de Rodos'a giden Cem Sultan, yapılan antlaşma
gereğince istediği zaman adadan ayrılacağını düşünüyordu. Ancak
sahtekar şövalyeler buna hiçbir zaman izin vermediler ve Cem Sultan
esir hayatı yaşamaya başladı. Cem Sultan'ın Rodos şövalyelerinin
eline düşmesi, hem kendisi hem de Osmanlı tarihi için talihsiz bir olay
olmuştur.

Cem Sultan daha sonra, Fransa'ya gönderildi. Cem Sultan'ın
Fransa'dan başka bir ülkenin eline geçmesini Osmanlı Devleti
açısından sakıncalı gören Sultan İkinci Bayezid, Fransa'ya bir elçi
gönderek Cem Sultan'ın Fransa'da tutulmasını istedi.

Cem Sultan'ı kullanmak isteyenlerden birisi de Papa VIII.Innocent'di.
Papa, Cem Sultan'ı bahane ederek Osmanlılara karşı bir haçlı seferi
düzenlenmesini istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem
Sultan'a Hıristiyan olma teklifinde bulundu. Buna karşılık Cem Sultan
ona şöyle cevap verdi:

"Değil Osmanlı Saltanatı, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz
dinimi değiştirmem".

Cem Sultan, ağabeyi Sultan İkinci Bayezid'e yazdığı bir şiirinde ona
şöyle seslenir:

"Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handan, Ben kül döşenem külhan-ı
mihnette sebeb ne"
(Sen gül döşenmiş yatakta neşeyle gülerek yatarken, ben zahmet ve
eziyet içinde küle batayım, neden)

Sultan İkinci Bayezid ise ona şöyle cevap verir:

"Çün rüz-i ezel kısmet olunmuş bize devlet, Takdire rıza vermeyesin
böyle sebeb ne, Haccacü'l-Haremeynüm deyüben da'va kılarsun, Ya
saltanat-i dünyeviye bunca taleb ne"
(Bize ezelden saltanat kısmet imiş, sen ise kadere rıza göstermedin
buna sebep ne, Hacca gittin kendini temizlemek davasına düştün, peki
dünya saltanatı için bunca hırs niye"

Cem Sultan vakası Osmanlı tarihinde Yıldırm Bayezid'in Timur'un
elinde esir düşüp, demir kafese hapsedilmesinden sonra ikinci büyük
trajik hadisedir. Rumeli'den tekrar Osmanlı topraklarına gelmek
isteyen Cem Sultan, 13 yıl esir hayatı yaşadı. En son Papa'nın elinden
Fransız Kralı tarafından kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle
zehirlendiği için bir hafta içinde yolda vefat etmiştir.

Papa'nın bir haçlı seferine kumanda ederek Osmanlı devleti ile
savaşma teklifini reddettiğinde Papa, dilini anlamadığını zannettiği
Cem Sultan'a:

"Öyleyse burada it gibi sürün" demesine karşılık olarak Cem Sultan,
Papa'ya şöyle demiştir:

"Sizin elinize düşen itten beter olmayacağızdı da, ya nice olacağızdı"
ve Papa'yı utandırmıştır.

Cem Sultan'ın bakım masrafları için Papa, Sultan İkinci Bayezid'den
yılda 40.000 altından fazla para kopartmayı başarmış, Cem Sultan'ı
serbest bırakma tehditleriyle de Osmanlı fetihlerini durdurmuştu. Bu
olay ileride Şehzade katli için de önemli bir mesnet teşkil etmiştir.

Cem Sultan, bunca olaydan sonra 25 Şubat 1495'de vefat etti. Sultan
İkinci Bayezid bu olaya çok üzüldü ve üç gün yas ilan etti ve Cem
Sultan'ın gıyabında cenaze namazı kıldırdı. Sultan İkinci Bayezid Cem
Sultan'ın naaşını alabilmek için çok uğraştı.

Vefatından 4 yıl sonra 1499 yılının Ocak ayında Cem Sultan'ın
cenazesi Osmanlı topraklarına getirilerek Bursa'da kardeşi Şehzade
Mustafa'nın yanına gömüldü. Böylece yıllar süren macerası sona erdi
ve en azından cenazesi kendi topraklarına defnedildi.
 
 
BALKANLARDA İLERLEME
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Bayezid siyasi ve askeri faaliyetlerine Rumeli'de
başladı. Bosna, Fatih Sultan Mehmed döneminde Osmanlı topraklarına
katılmış, Hersek ise henüz alınamamıştı. 1483'de yapılan akınlar
sonucu, bu bölge kesin olarak Osmanlı Devleti'ne katıldı. 

Boğdan vergiye bağlandı. Boğdan Prensliği'ne bağlı Kilya (15 Temmuz
1484) ve Akkerman (9 ağustos 1484) kaleleri fethedildi. 1491 yılında
Macaristan'a büyük akınlar düzenlendi. Sultan İkinci Bayezid 31
Mayıs 1499'da da Yunan seferine çıktı.

Memlük Devleti'nin, Cem Sultan'ı koruması ve Ramazanoğulları ile
Dulkadiroğulları Beylikleri üzerinde etkili olarak, Anadolu'nun işlerine
karışması, gergin olan Osmanlı-Memlük ilişkilerini iyice bozdu. 1485
yılında savaşlar yapıldı. Yapılan savaşlardan önemli bir sonuç elde
edilemedi. Adana ve Tarsus gibi yerler, Mekke-Medine vakıflarına
bağlı oldukları gerekçesiyle geri verildiler (1491).
 
 
SAFEVİLER VE ŞAH KULU
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Bayezid döneminde İran'a Safeviler hakim oldu. 1501'de
Tebriz'i alan Şah İsmail, giderek kuvvetleniyordu. Anadolu'da da
kendisine ve mezhebine birçok yandaş buldu.

Bir çok Türkmen kitlesini yanına aldı. İran ve Azerbaycan'da etkisini
gösteren Şah İsmail, Doğu Anadolu'da Osmanlı Devleti'ni ciddi
derecede tehdit etmeye başlamıştı. Anadolu'ya bir çok Şii
propagandacı yollayan Şah İsmail, bu sayede Anadolu'yu yönetimi
altına almak istedi.

Propaganda faaliyetleri etkisini göstermeye başlamıştı. 9 Nisan
1511'de Hamideli ve Teke taraflarında Şah Kulu adında bir Şah İsmail
taraftarı isyan çıkardı. Bu isyan güçlükle bastırıldı.

Şah Kulu yakalanarak idam edildi. Sultan İkinci Bayezid'in son
dönemlerinde ortaya çıkan bu isyan ülkeyi bunalıma sürükledi.
Şehzadeler arasında babalarına ve birbirlerine karşı bir mücadele
başladı.
 
 
VENEDİKLE SAVAŞ
--------------------------------------------------------------------------------
  
İstanbul'un alınmasıyla ekonomik alanda en çok zarar gören devlet
Venedik olmuştu. Fatih Sultan Mehmed zamanında kendilerine
kapitülasyonlar verilmiş ve bu sayede Haçlı birliğinden ayrılmışlardı.
Fakat Venedik her zaman için Osmanlı aleyhtarı bir politika izleyerek,
zaman zaman Mora halkını kışkırtıyordu. Sultan İkinci Bayezid bu
sorunu kökünden çözmeye ve Venediklilerin ellerinde kalan yerleri de
almaya karar verdi.

  Karadan ve denizden yapılan kuşatmayla İnebahtı (1499), ardından
Moron, Koron ve Navarin kaleleri ele geçirildi. Yunan adalarının da
fethedilmesi üzerine, Osmanlılarla başa çıkamayacağını anlayan
Venedikliler barış istediler. Yapılan barış antlaşmaları sonunda,
Osmanlı'nın fethettiği yerler tekrar Venediklilere verildi.
 
 
 
 
ŞEHZADE SELİM
--------------------------------------------------------------------------------
  
Sultan İkinci Bayezit'in sekiz oğlu olmuş, bunlardan Ahmet, Korkut ve Selim dışındakiler babalarının sağlığında ölmüşlerdi. Hayatta olanların en büyüğü Ahmet, ikincisi Korkut, en küçüğü ise Selim'di. Ahmet Amasya'da, Korkut Manisa'da, Selim ise Trabzon'da vali olarak bulunuyorlardı.

İkinci Bayezid Şah İsmail olayında gevşek davranmış devlet işleri bozulmaya başlamıştı. Babasının tahtan ayrılacağı haberini alan Selim harekete geçti. 3 Ağustos 1511 tarihinde Uğraş Deresi bölgesinde babasıyla savaşan Şehzade Selim yenildi.

Devlet erkanı Bayezid'in yerine, Şehzade Ahmed'in padişah olmasını istiyordu. Yeniçeriler ise Şehzade Ahmed'i desteklemiyordu. Ahmed'in başarılı olamaması üzerine Selim aleyhtarları bu sefer de Korkut'u davet ederek padişah olmasını istediler. Yeniçeri ocağına gelen Şehzade Korkut'a saygı gösterildi ise de, Selim'den başkasını padişah olarak görmek istemediklerini söylediler.

Sultan İkinci Bayezid baskılara daha fazla dayanamadı. 19 Nisan 1512'de Osmanlı tahtına davet edilen Trabzon Valisi Şehzade Selim, Yenibahçe'de kurulan otağa yerleşti. Tahta çıktığında 2.214.000 km.kare olan Osmanlı topraklarını 2.375.000 km.kareye çıkaran Sultan İkinci Bayezid, 24 Nisan 1512'de tahttan çekildi.
 
 


SİTEM KURULDUĞUNDAN BERİ 73071 ziyaretçiKİŞİ SİTEYİ ZİYARET ETTİ
 
Hayaletürk.fforum.biz Paylaşım Platformumuz Üye Olunuz
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=